Modern Kölelik Üzerine

Türk Dil Kurumu'nun internet sitesinde ki köle tanımları şöyledir :

  • Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir.
  • Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse.
  • Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse

Mevcut yaşantımız da hep karşılaştığımız , yabancı olmayan bir kavram gibi geldi mi ?
Evet diyorsunuz biliyorum.Çünkü bunu yaşıyoruz. Bu yüzyıl da köle olmak için sadece top ve tüfekten oluşan bir savaşta esir düşmemiz gerekmiyor.Savaş cephede değil , sosyal alanda , iş yerlerinde , bankalarda , cüzdanlarda ve ikili ilişkilerimizde yaşanıyor.
Sosyal alanlarda egoist bir üstünlük mücadelesi olarak , iş yerlerinde entrikalarla başa çıkarak , bankalarda kredi yoluyla borçlandırılıp vahşi kapitalist düzenin emri altına girerek , ikili ilişkilerimizde ise erdemli olmayan tavırlara karşı gösterdiğimiz tavırlarda yaşanıyor.


Birbirimize karşı davranış modellerimizi gözden geçirmenin zamanı diye bir şey yoktur.Davranış bir kültürdür ve insan ne ise o dur. 
Nazik ve erdemli davranan insanların zayıf görüldüğü bir çağdayız.İnsanlara karşı güzel davranmak zayıflık değil , bir peygamber sünnetidir.
Birilerinin bu durumu zayıflık olarak görmesi , insan ezmenin kölesi haline gelenlerin kendi vasatlıklarından kaynaklanmaktadır.


Gelelim işin ekonomi ve dünya boyutuna.

Acaba küresel güçler tarafından tutsak alınmışız , kendimizi özgür mü zannediyoruz ?


Sistemin bizi kredi yoluyla borçlandırıp , sonra da o borcu hayatımızla ödediğimiz bir yaşam biçiminden ne kadar mutluluk bekleyebiliriz ?


Dünya nimetlerine bu kadar bağlı, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken gerçek mutluluğun bu olmadığını ne zaman anlayabiliriz ? 


Para hareketleri ile devletleri ve insanları kendine bağlayan emperyalist güçlere karşı ne zaman dur diyeceğiz ? 


Bu küresel güçlerin verdiği korku psikolojisini ne zaman yenersek.Medya kanallarıyla verdikleri mesajlara ne zaman kulak asmazsak. Kendi iç devrimimizi ne zaman oluşturursak işte o zaman. 




Salcano XRS 040 Test



SALCANO XRS 040 HAKKINDA İNCELEME

BU YAZI DA BİSİKLET HAKKINDA Kİ DENEYİMLERİMİ AKTARACAĞIM

Merhabalar

Kullanmış olduğum XRS 040 ,  2. versiyon üretimdir. Salcano'nun ürettiği kadrolar arasında en beğendiğim kadrolardan biri diyebilirim.Tasarımı İtalyan izleri taşımakta.

Kadro inceltilmiş alüminyumdan oluşmakta. Maşa da alüminyum. 3. versiyon üretime göre daha güven veren bir maşa olduğunu söyleyebilirim.

Vites sistemi Shimano Sora 3500 modeli bulunmakta. Ben arka artırıcıyı 3000 modeli ile değiştirdim orası ayrı mesele.Sora 2*9 lu vites sistemine sahip.
Vites geçişleri yol bisikletine yeni başlayanlar için keyif verici olabilir ama daha tecrübeli iseniz hiç bir şeyin yetmediği gibi sora sistem size zamanla yetmez hale gelecektir.

Aynakol 50-34 ölçülerinde. Kaset 11-25 olunca yokuşlarda oldukça zorlanacağınızın işareti olacaktır diye hissettiğinizi düşünüyorum.Evet bende 11-25 kaset kullanmaktayım ama böyle seviyorum.Yokuşlar biraz zorlasa da gelişim için birebir.

Fren sistemine bakacak olursak üst seviye bir fren sistemi yok. Tektro R312 kaliper fren kullanılmış.
Zaten yol bisikletlerinde fren sistemi durdurmak için değil yavaşlatmak için olduğunu zamanla anlayacaksınız desek yanlış bir şey söylemiş olmayız :)

Sele oldukça sert bir yapıda olduğu için biraz ağır ama daha sağlıklı bir jelli yarış selesi ile değiştirdim.

Jant konusunda idarelik bi jant mevcut. Salcano XPRO Race 36 telli double jant. Bu jantın tellerini özel bir tel ile değiştirdim ve anladım ki fabrika çıkışı gelen jantlar gerçekten esniyormuş.Jant tellerini değiştirdikten sonra daha rijit bir hale geldi. 

Benim kullandığım kadro ölçüsü 57 . Dolayısıyla biraz daha ağır olacak. Pedallar ve aksesuarlar ile birlikte ağırlığı 10 kiloyu geçiyor diyebilirim.


Peki gelelim sürüş ile ilgili neler söyleyebileceğimize.

Bu bisikleti kullanmaktan oldukça keyif aldığımı söyleyebilirim. Dönüşleri ve manevraları oldukça iyi hissettiriyor. Tabi bunda kullandığınız lastiklerinde etkisi var.
Yeni bir bisiklet kullanıcı iseniz size uçtuğunuz hissini verecektir. Zaten yarış bisikletinin etkisi bu. Uçtuğunuzu hissetmeniz.
Başlangıç seviyesi için alınabilecek kategoride olan bir bisiklet olduğunu söyleyebilirim. Size göre olan kadro da kullanmanız halinde çok keyif alacaksınız.

Tabi ki her bisiklet kendi kategorisinde güzeldir. Bu kategorideki bir bisiklet için iyi bir seçim diyebiliriz.


Sağlıcakla kalın...














Merhaba

Merhaba

Ekonomi, felsefe, kültür, bisiklet ve diğer konular hakkında yazılar yazmak isterdim.
Çok uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi bu. Artık zamanı gelmişti.


Burada ki  her şey Aşk ile yazılmıştır :)